İftira Suçu
Sosyal medyada paylaş:

İftira suçu nedir, iftira suçunun cezası nedir?
İftira suçu, TCK 267. maddesinde Adliyeye Karşı Suçlar başlığı altında açıklanmıştır. Buna göre; Yetkili makamlara ihbar ya da şikayette bulunmak suretiyle veya basın ve yayın yolu ile, işlemediğini bilmesine rağmen, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılması veya idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amaçlı olarak bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

İftira suçunun faili herkes olabilir. Suçun mağduru ise, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılması ya da idari bir yaptırım uygulanmasının sağlanması amaçlı kendisine hukuka aykırı bir fiil isnat edilen kişilerdir. Tüzel kişiler hakkında TCK 20. maddesi uyarınca ceza yaptırımı uygulanamaz. Bu nedenle suçun faili olamazlar. Ancak, suç nedeniyle kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.

İftira suçu nasıl oluşur?
İftira suçu, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılması ya da idari bir yaptırım uygulanmasının sağlanması amaçlı olarak, bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi ile oluşur. İftira suçunda şikayete konu eylemin faili, belirli ya da belirlenebilir olmalıdır. Bu kişinin ismi açık olarak belirtilmese dahi, yapılacak bir araştırma sonucunda kimliğinin belirlenebilir olması yeterlidir. Aksi halde şikayete konu eylemin failinin belirli olmaması nedeniyle iftira değil TCK 271. maddesinde açıklanan “suç uydurma” suçundan söz edilecektir.

Yasa gerekçesi uyarınca iftira suçunun konusunu hukuka aykırı fiil oluşturur. Bu fiilin suç oluşturması şart değildir. Düzenleme içeriğinde idari yaptırım ifadesi de kullanıldığından mağdur, disiplin yaptırımı ya da başka bir idari yaptırıma maruz kaldığında da suç oluşabilecektir. Kişiye karşı suç isnadı ihbar ya da şikâyet suretiyle yapılmış olabilir.

Bu vesile ile, ihbar veya şikâyetin yapılabileceği her makam nezdinde yapılan isnadla iftira suçu işlenebilir. Yürütülen bir hukuk veya ceza muhakemesi sürecinde davanın tarafı, sanık veya tanık konumunda bulunan kişilerin de, bu esnada bulundukları beyanlar ile iftira suçunu işleyebileceği açıklanmıştır. Ancak uygulamada bu durumun yalan tanıklık suçunu oluşturup oluşturmadığına da bakılmaktadır.

İftira suçunun oluşabilmesi için, kendisine hukuka aykırı fiil isnat edilen kişinin bu fiili işlemediği bilinmelidir. Bu nedenle, iftira suçu, ancak doğrudan kast ile işlenebilir, muhtemel kastla işlenemez. Suçun oluşması için, kendisine hukuka aykırı fiil isnat edilen kişi hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılması veya idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacı ile hareket edilmelidir. Bu nedenle, iftira suçunda failde kastın ötesinde belirtilen amacın varlığı gereklidir.

İftira suçunda basın, yayın, internet ve sosyal medya
İftira suçunun oluşabilmesi için isnadın yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunmak suretiyle ya da basın ve yayın yoluyla yapılması gerekir. Gazete veya internet ya da sosyal medya gibi diğer kitle iletişim araçları ile yayın yapılması suretiyle bir kişiye suç isnadında bulunulması halinde de iftira suçu oluşur.

Uygulamada cumhuriyet savcıları, kamu adına re’sen soruşturulan suçlarla ilgili olarak internet ve sosyal medya üzerinden yayınlanan haber veya içerikleri ihbar kabul ederek, soruşturma başlatmaktadırlar. Bu bakımdan, basın, yayın ve internet yolu ile bir kişiye gerçeğe aykırı olarak hukuka aykırı fiil isnat edilmesi durumunda, iftira suçu oluşacaktır.

İftira suçunda cezayı artıran nedenler (Suçun nitelikli halleri)
Fiilin maddi eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması, suçun nitelikli hali olarak düzenlenmiş, bu durumda cezanın yarı oranında artırılacağı hüküm altına alınmıştır.

Yüklenen fiili işlememiş olması nedeniyle hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, iftira nedeniyle kişiye verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu durum, arama ve el koyma, iletişimin takibi, teknik araçlarla izleme, adli kontrol, yakalama ve benzeri koruma tedbirleri açısından gerçekleşebilir.

Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis ya da müebbet hapis cezasına mahkumiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK 267/5). Bunun için mahkumiyet kararının kesinleşmiş olması yeterlidir. Cezanın infazına başlanmış olması zorunlu olmayıp cezanın infazına başlanmış olması halinde TCK 267/6 söz konusu olacaktır.

Bu nedenle mağdurun iftira nedeni ile mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış olması, kişiye verilecek cezanın yarısı kadar artırılması nedenidir. TCK 267/7 maddesi ise Anayasa Mahkemesi’nin 17.11.2011 Tarih, 2010/115 Esas 2011/154 Karar sayılı ve 17.03.2013 tarihli kararı ile iptal edilmiştir.

İftira suçunda ihbar ve şikayet
CMK 158. maddesi uyarınca suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığı’na veya kolluk makamlarına yapılabilir. Valilik ya da kaymakamlığa veya mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyetler, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilecektir.

Ayrıca yurt dışında işlenen fakat ülkemizde takibi gereken suçlar hakkında Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar ya da şikâyette bulunulabilmektedir. Yapılan ihbar ya da şikâyet, yazılı şekilde veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir.

Bu bağlamda Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un 4. maddesi açısından da bilgilendime yapmak gerekmektedir. 4483 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında yapılacak ihbar ve şikayetlerin;

Soyut ve genel nitelikte olmaması,
İhbar veya şikayetlerde kişi veya olay belirtilmesi,
İddiaların ciddi bulgu ve belgelere dayanması,
İhbar veya şikayet dilekçesinde dilekçe sahibinin doğru ad, soyad ve imzası ile iş veya ikametgah adresinin bulunması
zorunludur. Bu hüküm uyarınca yukarıda açıklanan şartları taşımayan ihbar ve şikayetler, Cumhuriyet başsavcıları ve izin vermeye yetkili merciler tarafından işleme konulmaz. Durum, ihbar veya şikayette bulunan kişiye bildirilir. Bununla birlikte, iddiaların, sıhhati şüpheye mahal vermeyecek belgelerle ortaya konulmuş olması durumunda ad, soyad ve imza ile iş veya ikametgah adresinin doğruluğu şartı aranmaz. Başsavcılar ve yetkili merciler ihbarcı ya da şikayetçinin kimlik bilgilerini gizli tutmak zorundadır.

İftira suçu zamanaşımı
Bu suç için dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır.

İftira suçu görevli mahkeme
Bu suç için yargılama yapmaya görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir

İftira suçu şikayete tabi mi, bağlı mı?
İftira, soruşturma ve kovuşturması re’sen yapılan suçlardandır. Bu nedenle takibi şikayete bağlı suçlar arasında yer almamaktadır.

Etkin pişmanlık TCK 269
İftira, TCK 269. maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği suçlar arasında yer alır. Buna göre; TCK 269/1 maddesi uyarınca; İftira edenin, mağdur hakkında adli veya idari soruşturma başlamadan önce iftirasından dönmesi, kişi hakkında iftira suçundan dolayı verilecek cezanın beşte dördünün indirilmesi sebebidir.

Aynı şekilde TCK 269/2 maddesine göre mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce iftiradan dönülmesi durumunda, iftira suçundan dolayı verilecek cezanın dörtte üçü indirilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu 2. maddesi uyarınca soruşturma, kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir. Kovuşturma evresi ise iddianamenin kabulü ile başlayan ve hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi ifade eder.

TCK 269/3 maddesi uyarınca iftira suçu açısından etkin pişmanlığın kovuşturma aşaması başlamasından sonra;

a) Mağdur hakkında hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi,

b) Mağdurun mahkûmiyetinden sonra gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın yarısı,

c) Hükmolunan cezanın infazına başlanması halinde, verilecek cezanın üçte biri,

İndirilebilir.

İftira suçunda idari yaptırım kararı açısından etkin pişmanlık TCK 269/4
İftiranın konusunu oluşturan münhasıran idari yaptırım uygulanmasını gerektiren fiil nedeni ile;

a) İdari yaptırıma karar verilmezden önce etkin pişmanlıkta bulunulması durumunda, verilecek cezanın yarısı,

b) İdari yaptırım uygulandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunulması durumunda ise, verilecek cezanın üçte biri,

İndirilebilir.

Yayınlar
TÜM YAZILAR »